Köpek sahiplenme kılavuzu: Nelere dikkat edilmeli?

Köpek sahiplenme aşamasına geldiniz ama yavru köpek mi, yetişkin köpek mi? Uzun tüylü mü, kısa tüylü mü? Heyecanlı mı, itaatkâr mı? GoldenLabrador mu? Tüm soruların cevapları bu makalede…

Birçok insan, köpek sahiplenirken nelere dikkat edilmeli sorusuna doğru ve net cevaplar arıyor. Konu ilk başta karmaşık gibi görünse de, aslında göz önünde bulundurulması gereken birkaç temel nokta var. Aşağıda bunlardan detaylı şekilde söz edeceğiz. Ama yazıyı okumadan önce yapmanız gereken, gerçekten köpek sahiplenmeye karar verip vermediğinizi kendinize sormanız ve içinizden gelen cevabı dinlemenizdir.

Çünkü köpek sahiplenmek, çoğu kez lafın gelişi söylendiği gibi “çok kolay” değildir. Köpek sahiplenme konusunda bazı zorunluluklar ve külfetler vardır. Özel zamanınızdan feragat etmeniz, kimi fedakârlıklarda bulunmanız gerekir. Dolayısıyla lütfen kendinize buna gerçekten hazır olup olmadığınızı sorun. Cevabı hemen vermek zorunda değilsiniz. Biraz düşünün. Çünkü bu hayatınızda alacağınız en önemli kararlardan biri olacak.

Köpekler hayatınızın neresinde? Bilginizi sınamak için tıklayın

Vereceğiniz kararla, hem kendi hayatınızı hem de hayatınıza almayı seçtiğiniz bir canlının yaşamını değiştireceksiniz. O nedenle köpek sahiplenmek, bir anlık duygusallığın ürünü olmamalıdır. Köpek bakımı oldukça önemlidir. İyice ölçülüp biçilmiş, artısı eksisi doğru hesaplanmış, sağlam ve ayakları yere basan bir düşünce sürecinin ürünü olmalıdır.

Bu noktayı hatırlattıktan sonra, şimdi gelelim köpek sahiplenirken nelere dikkat edilmeli meselesine… Çayınız-kahveniz hazırsa, karakterinize en uygun köpeği birlikte bulmaya çalışalım.

İletişim kuran köpeğe dikkat!

Unutmayın, köpeklerin de karakterleri vardır ve tıpkı insanlar arası iletişimde olduğu gibi, insanlarla köpekler arasındaki iletişimde de karakter uyumu ya da karakter eşleşmesi hayli önemlidir. Eğer cins konusunu önemsemiyorsanız ve köpek sahiplenmek amacıyla bir barınağa gittiyseniz, karşınızda birçok köpek yavrusu göreceksinizdir. Bu kadar tatlı yavruyu bir arada görmek, karar verme konusunda başınızı ağrıtabilir. Korkmayın, her şeyin bir çözümü var.

Köpeklere yaklaştığınızda birçoğu ayak ucunuza gelerek sizi koklayacaktır. Bazıları kokunuzu aldıktan sonra arkasını dönüp hayatına devam edecektir. Bazılarıysa ayaklarınızın dibinde dolanmayı sürdürecektir. Burada mutlaka bir tanesiyle özel bir iletişim kuracaksınız. O size, diğerlerinden daha hevesli bir şekilde yaklaşacaktır. Önceliği, sizin köpeği seçmenize değil, köpeğin sizi seçmesine verin. Bırakın köpek size gelip gelmemeyi seçsin. Eğer sizinle yaşamak istediğini fark ettiğiniz ve aynı hisleri ona karşı beslediğiniz bir köpek varsa; bingo! Buna kimya uyuşması diyoruz. Aradığınız dostunuz karşınızda duruyor.

Köpeklerle uyumlu olmak önemli

Evet, dediğimiz gibi, bir dost sahiplenecekseniz sizin karakterinize ne kadar uygun olmadığı da önemli bir mesele. Sizin karakteriniz, hayata olan bakış açınız, davranış biçiminiz ve ilişki tarzınız, sahipleneceğiniz köpekle uyumlu olmalı. Örneğin sessizliği seven biriyseniz başka, atletik ve oyun oynamayı seven biriyseniz başka karakterdeki köpekleri tercih etmeniz gerekir. Aşağıda hangi köpek cinslerinin temel olarak hangi özelliklere sahip olduğundan bahsedeceğiz ama bu aynı zamanda cinsler içinde de farklılık gösterebilir. Örneğin bazı Terrier cinsi köpekler daha hareketliyken, bazıları daha durgundur. Bazı Labrador cinsi köpekler yabancılara ve misafirlere karşı daha ılımlıyken, bazıları ise daha az hoşgörülüdür. Örnekleri çoğaltmak mümkün. Ancak kendinize en uygun karakterdeki köpeği bilecek tek kişi sizsiniz. Karşınızdaki köpeğin karakterini anlamak için ise birkaç dakika vakit geçirmeniz yeterli olacaktır. Unutmayın, bu kısa süre yıllar sürecek bir birliktelik açısından çok kritiktir ve köpek sahiplenme kıstasları içinde en önemlilerinden biridir.

Köpek cinsleri seçimi kolaylaştırır

Bu başlıkta belli başlı köpek cinslerinden bahsederek köpek sahiplenme konusunda size yardımcı olmaya çalışacağız.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, kendi içlerinde farklılaşmalar olsa da, cinsler, köpeklerin duygu dünyası ve davranış kalıplarına ilişkin çok şey anlatır. Dolayısıyla bunları bilmek, nasıl bir canlıyla arkadaşlık kuracağınız konusunda size oldukça kayda değer fikirler verecektir. Başlayalım…

Golden Retriever’ler iyi huylu köpekler olarak bilinirler.

 

Golden Retriever: Goldenlar en aşina olunan köpek cinslerinden biridir. Hatta çoğu insan, köpek sahiplenmek değil Golden sahiplenmek ister. Gerek görünüşleriyle gerekse de huylarıyla, Goldenlar insanların gönlünde taht kurmayı başaran canlıların başında gelir. Bu nedenle Golden Retriever sahiplenme oldukça yaygın. Goldenlar iyi huylu köpekler olarak bilinirler. Uysal, duygusal ve son derece kendini sevdirmeyi seven bir iç yapıları vardır. Çocuklarla anlaşma ve uyumlu hareket etme becerileri yüksektir. Köpek cinsleri arasında itaat etme duygusu en gelişkin canlılardan biridir. Bununla birlikte yabancılara karşı da hoşgörülüdürler ve tanımadığı insanlarla kısa sürede dostluklar kurabilirler. Ve asla akıldan çıkarılmaması gereken bir not: Goldenlar yalnız kalmayı asla sevmez. Uzun süre yalnız kaldıklarında depresyona bile girebilirler ve bu onların psikolojilerinde onulmaz yaralara neden olabilir. 

Beagle’lar, Goldenlardan farklı olarak kendi başına karar vermeyi severler

 

Beagle: İngiliz tazısından ve Harrier’den türediği varsayılan bu şirin köpek cinsi beagle’ın özellikleri şöyle: Oldukça enerjik ve kendini sevdirme delisidir. Tazı cinsinin en küçüğüdür. Koku duyuları çok kuvvetlidir. Bunun yanında çok cesur ve akıllıdır. Her sosyal köpek cinsi gibi yalnız kalmayı sevmezler. Yalnız kaldıklarında uzun süre ve yüksek sesle uluyabilirler. Beaglelar, Goldenlardan farklı olarak kendi başına karar vermeyi, başına buyruk davranmayı seven bir köpek cinsidir. Beagle arayanlar için dikkat! Amiyane tabirle kafalarına göre takılır, o an hoşlarına giden şeyleri yaparlar. Yani itaat özelliği ön planda olan bir köpek cinsi değildir. Dolayısıyla beagle eğitimi zordur. Eğer tasmasını çıkarırsanız, kendi başına çevreyi gezmeye başlarlar.

Borderlar aldıkları ödüllerle ön plana çıkmışlardır.

 

Border Collie: Bu cins, Britanya’da yetiştirildi ve dünyaya yayıldı. İtaat etme konusunda en başarılı türlerden biridir. Öte yandan oldukça da zekidir. Bu nedenle eğitim vermesi kolaydır ve öğretilen şeyleri çok kısa sürede kapabilirler. Tıpkı Goldenlar gibi Borderlar da yerinde duramayan köpekler olarak bilinir. Uluslararası çapta düzenlenen yarışmalarda Borderlar aldıkları ödüllerle ön plana çıkmışlardır. Bir başka deyişler Borderlar ‘ödül köpekleri’dir.

Evinizi başka canlılarla paylaşıyorsanız, puglar sizin için iyi bir tercih olabilir.

 

Pug: Puglar ilginç köpeklerdir. Çok zeki olmalarına karşın eğitilmeye karşı mesafelidirler. Eğitim faaliyetinden çok çabuk sıkılırlar ve verilen eğitimi kolay kolay kabul etmezler. Buna rağmen sahiplerinin ses tonuna olan duyarlılıkları gelişmiştir. Çağırıldıklarında anında tepki gösterirler. Bu nedenle iletişim yetileri gelişkin köpeklerdir. Fazla ses çıkartmayı sevmez ve gereksiz yere havlamazlar. Hem çocuklarla hem de diğer canlılarla iyi geçinirler. Mesela evinizi başka canlılarla paylaşıyorsanız, puglar sizin için iyi bir tercih olabilir.

Labradorlar en fazla tercih edilen köpek türlerinden biridir.

 

Labrador: Kanadalı bu köpek türü, uzun yıllar önce balıkçılara avlanmaları sırasında yardım etmeleri için eğitildi. Su ne kadar soğuk olursa olsun, denize atlayarak balıkçıların ağlarını çekmeleri konusunda onlara yardım ederlermiş. Belki de Labradorların yardımsever karakteri buradan gelmektedir. Labradorlar en fazla tercih edilen köpek türlerinden biridir. Tam bir aile köpeğidir. Zeki olmalarının yanında sadık ve sabırlıdırlar. Kolay eğitilirler ve eğitim faaliyetinden zevk alırlar. Çocuklarla da çok iyi geçinirler. Kökenlerinden kaynaklı olarak suya girmeyi, suda oynamayı ve yüzmeyi severler. Görüntü olarak Goldenlara benzeseler de tüyleri daha kısadır. Bu nedenle Goldenlara göre soğuğa karşı daha az dayanıklıdırlar. Bununla birlikte kısa tüylü olmaları nedeniyle, Goldenlara göre evde yaşamak için daha avantajlıdırlar.

Yaklaşık 20 çeşit Terrier türü vardır.

 

Terrier: Görüp görebileceğiniz en tatlı köpek cinslerinden biridir. 19. yüzyılda fare yakalamak için üretildikleri için hâlâ bu güdüleri etkindir. Goldenlar ve Labradorlar gibi çocuklarla iletişimleri oldukça kuvvetlidir. Onlara göre ebat olarak oldukça küçüktürler ve bu nedenle ev yaşamına kolay uyum sağlarlar. Eğer köpeğinizle ağırlıklı olarak evde vakit geçirmek istiyorsanız ve temel özellikleri size uyumluysa, Terrierler sizin için iyi bir seçenek olabilirler. Fakat çok nadir de olsa agresif hareketler sergileyebilme kapasiteleri olduğunu not edelim. Unutmadan; yaklaşık 20 çeşit Terrier türü vardır.

Bulldog temas kurmaya ve oyun oynamaya bayılır.

 

Bulldog: Bu köpekler adeta sıkıştırılmış kas kütleleridir. Epey güçlüdürler. Aynı zamanda oldukça cana yakın ve sevecen özellikleri vardır. Temas kurmaya, oyun oynamaya bayılırlar. Fazla havlamazlar ama uyurken horlayabilirler. Burun yapılarından dolayı nefes alırken ve beslenirken de homurtu benzeri sesler çıkarırlar. Fakat tüy dökme konusunda memnuniyet vericidirler. Hemen hemen hiç tüy dökmezler. Bu ev yaşamı için oldukça önemli bir özelliktir.

Eğer bir Jack Russel sahiplenecekseniz, pek kafa dinleyemeyeceğinizi bilmeniz gerekir.

 

Jack Russel: Hareketli ve enerjik mizaçlarıyla öne çıkarlar. Korku nedir bilmezler. Bu nedenle maceracı bir ruhları vardır. Çok çok zeki olan Jack Russellar, çocuklarla iyi geçinirler. Fakat diğer köpeklere karşı agresif olabilirler. Bu nedenle kavga edebilir ve ağır yaralar alabilirler. İyi bir sosyalleşme için eğitim almaları bu yüzden çok önemlidir. Kazmayı severler. Meraklı canlılardır. Merak uğruna uzak yerlere gidebilirler. Tasmasız dolaştırılmaları risklidir. Oyuncu kişilikleri nedeniyle sürekli meşgul edilmeleri gerekir. Eğer bir Jack Russel sahiplenecekseniz, pek kafa dinleyemeyeceğinizi bilmeniz gerekir. Ama eğer siz de hareketli ve dinamik bir kişiliğe sahipseniz aradığınız dostu buldunuz demektir. Bu arada Bulldoglar gibi az tüy dökerler.

Cavalier King Charleslar korkusuz ve sahibini memnun etmekten hoşlanan köpekler olarak bilinirler.

 

Cavalier King Charles: İngiliz Kraliyet Ailesi’nin çok sevdiği bu köpek, enerjisi ve coşkusuyla meşhurdur. Sempatik bir köpektir. Apartman dairelerinde beslemeye uygun davranış özellikleri vardır. Özellikle çocuklu aileler tarafından tercih edilir. Belli yaşın üstündeki çocukların iletişim becerilerini geliştirdikleri düşünülmektedir. Fakat tüy dökme konusunda Bulldoglar kadar tatmin edici değillerdir. Çok tüy dökebilirler. Öte yandan Cavalier King Charleslar korkusuz ve sahibini memnun etmekten hoşlanan köpekler olarak bilinirler. Goldenlar gibi yalnız kalmak istemezler. Koku alma duyularının kuvvetli olması nedeniyle, bazen ilgilerini çeken bir kokunun peşinden uzaklara gidebilirler. Bu nedenle Jack Russellar gibi tasmasız dolaştırılmaları risklidir.

Köpek sahiplenme: Görüntü bir şeyler anlatır

Köpek türleri ve temel özellikleri kısaca böyleydi. Köpek sahiplenirken dikkat edilmesi gerekenler arasında köpeğin sağlığı da önemli bir yer tutar.

Elbette sağlık konusundaki en doğru bilgileri veteriner hekimler verecektir ancak köpeklerin görünüşleri  de bu konuda çok şey anlatır. Örneğin gözler yol gösterici olabilir. Köpek sahiplenme aşamasında gözlere mutlaka dikkatlice ve yakından bakın. Gereğinden fazla kuru veya akıntılı olmaması lazım. Eğer bir köpeğin gözleri gereğinden fazla kuru ya da akıntılıysa, bu o dostumuzun sağlık açısından problemli olduğu anlamına gelir. Gözler konusunda dikkat edilmesi gereken bir başka ayrıntı da gözlerin kanlı olup olmadığıdır.  Gözlerin kanlı olması iltihaplanma, enfeksiyon, kornea sorunları ve göz kapağının dış kısmı ile alakalı problemler başta olmak üzere birçok farklı sağlık probleminin habercisi olabilir.

Bu arada tabii ki “Hasta köpek sahiplenilmez” diye bir durum yok. Hatta böyle bir tercih daha değerli olacaktır. Ancak olası bir hastalık, köpeği sahiplenecek kişi tarafından bilinmelidir. Aksi durumda köpeğin sağlığı daha kötü duruma gelebilir.

Gözlerin yanında dikkat edilecek bir başka unsur da tüylerdir. Köpeklerin tüyleri parlak olmalıdır. Tüylerin parlaklığı cinslere göre değişir. Her cinsin farklı parlaklık düzeyleri vardır. Dolayısıyla bir köpeğin tüylerinin parlak olup olmadığına bakarken bu durumun gözden kaçırılmaması gerekir. Örneğin Golden cinsi köpeklerin tüyleri daha uzun ve parlakken, Buldog cinsi köpeklerin tüyleri daha kısa ve görece daha mattır. Bu noktayı vurguladıktan sonra şu notu düşelim: Bir köpeğin tüyleri cinsinin özelliğinin genel tüy parlaklığından matsa, köpekte bir sağlık problemi olması muhtemeldir.

Dişlerdeki görüntü bozukluğu da önemli bir sağlık problemi belirtilerinden biridir. Köpek sahiplenirken dişlere de yakından bakmayı ihmal etmeyin. Dişlerde bir kanama ya da yara gibi durumlar, muhtemel sağlık sıkıntılarına işarettir.

Bir başka sağlık belirtisi de hareket veya hareketsizliktir. İlk başlıkta size yakın ilgi gösteren köpeğin diğerlerine göre bir adım ileride olması gerektiğini tavsiye etmiştik. Buna bağlı olarak uzak durma, asosyallik ve yalnızlık isteği bir köpeğin sağlık problemi yaşadığının belirtisi olabilir. Aynı şekilde iştahsızlık da sağlık problemi belirtileri arasında yer alabilir.

Bu başlığı bitirmeden tekrar hatırlatalım: Sağlığı iyi olmayan köpekler de sahiplenilebilir ve bu sağlıklı bir köpek sahiplenmekten daha takdir edilesi bir davranıştır. Sağlık konusunda tanı koyabilecek tek meslek grubu da veterinerlerdir. Köpeğinizi sahiplendikten sonra hemen bir veterinere götürüp gerekli sağlık kontrollerini yaptırmalısınız.

Yavru köpek mi sahiplenilmeli?

Köpek sahiplenmeden önce kafaya takılan konulardan biri de yavru köpek mi yoksa daha yetişkin köpek mi alınacağı… Açıkçası bunun çok net bir cevabı var.

Eğer istediğiniz sizinle uyumlu yaşayacak bir canlıysa, iyi eğitim almış yetişkin bir köpeği sahiplenmeniz daha doğru olacaktır. Çünkü bu köpeklerin davranış bozuklukları erkenden aldıkları eğitimle ortadan kalkmıştır. Üstelik belirtmeliyiz ki eğitimli ve yetişkin bir köpeğin zahmeti de yavru bir köpeğe göre az olacaktır.

Yavru köpek sahiplenmenin de kendi içinde avantajları ve dezavantajları vardır. Köpekler de tüm canlılar gibi yavruyken oldukça şirin ve sevimlidir. Bunu yaşamak, yavruyken bir köpekle beraber olmak, onun büyümesine tanıklık etmek çok özel bir deneyimdir. İnsan hayatında çok az deneyim bu gibi bir deneyimle eş tutulabilir. Köpeği yavruyken sahiplenmek, dostunuzla sizin aranızdaki sevgi ve duygu bağlarının da daha sağlam temellere oturmasına vesile olur. Ama yukarıda da bahsettiğimiz gibi yavru köpek sizi yetişkin köpeğe nazaran daha fazla uğraştırır. Hayatı sizinle birlikte öğrenir. Bu hem bir zevk hem de bir külfet olabilir. Durumu nasıl ele aldığınıza bağlı. Ayrıca yavru köpek bir kapalı kutudur. Büyüyünce nasıl bir köpek olacağı zamanla ortaya çıkar. Yetişkin köpeğin ise karakteri haliyle belirgindir.

Petshop’tan köpek alınır mı?

Buraya kadar yazdıklarımızın aklınızı bir nebze berraklaştırdığını düşünüyoruz. En azından bir fikir edinmiş olmalısınız. Eğer işinize yaradıysa ve nasıl bir köpek sahipleneceğinize yaklaşık olarak karar verdiyseniz şimdi “Nereden köpek sahiplenmeliyim?” diye düşünüyor olmalısınız.  Bu konuda da söyleyeceklerimiz var.

Öncelikle köpek almak ve köpek satmak tanımları çok yanlıştır. Çünkü onlar bizim dostlarımızdır ve insanlar dostlarını alıp satmaz. Ayrıca hayvan ticareti etik değildir. Bu nedenle asla petshoplarda satılan hayvanları para ödeyip almayınız.

Öyleyse ne yapmak gerekir? Pek çok kişi Google’dan Köpek sahiplenme İstanbul 2019, ücretsiz köpek sahiplendirme 2019 gibi aramalarla bu işin üstesinden gelmeye çalışıyor. Evet, internet bu konuda size yardımcı olabilir. Köpek sahiplendirme ilanlarından faydalanabilir, güvenilir insanlarla iletişime geçerek köpek sahiplenebilirsiniz.

Bu noktada ilanın samimiyetinden emin olmanız gerekir. Genelde insanlar kendi köpeklerinin yavrularını sahiplendirmeye çalışır. Böyle ilanları bulmaya gayret gösterin. Öte yandan bu işi gönüllü olarak yapan gruplar da vardır. Para karşılığında köpek satan kişilerden ise uzak durun.

Diğer bir yöntem ise barınaklara giderek köpek sahiplenmektedir. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere Türkiye’de pek çok kentte köpek sahiplendirme barınakları bulunmaktadır. Barınaklardan bir kısmı belediyelere aittir. Köpek barınakları içindeki köpeklerin tüm ihtiyaçları biri onları sahiplenene kadar belediyeler tarafından karşılanır. İstanbul’da Kadıköy Belediyesi Geçici Hayvan Bakımevi, Ümraniye Belediyesi Hayvan Barınağı, Üsküdar Geçici Hayvan Barınağı, Yedikule Hayvan Barınağı ve Bakırköy Belediyesi Geçici Hayvan Barınağı gibi kuruluşlar vardır.

Umuyoruz bu makale köpek sahiplenme konusundaki fikirlerinizin gelişmesine ve köpekler hakkındaki bilgi birikiminize katkı sunmuştur. Başta da belirttiğimiz gibi bu kolay karar verilecek bir süreç değildir. Bu nedenle sahiplenme kararını aklınızla vereceksiniz ama hangi dostu sahipleneceğiniz konusundaki kararı kalbinize bırakın.

Sending
User Review
0 (0 votes)

Yorum ekle